Cumhuriyet Caddesi’nde asansörün kapıları kapanırken içimde garip bir elektrik dolaşıyor; Kışla Caddesi’nden inen hafif rüzgâr hâlâ tenimde. Akşamüstü Kızıltaş’tan geçen arabaların sesi dışarıda kalıyor, geriye sadece nefeslerimiz ve tenin tenime değdiği ilk saniye kalıyor. Bu anlarda hiçbir şey planlamıyorum; akışa bırakıyorum, dudaklarımdaki tatlılık seni daha yakına çağırıyor.
Kaputaş Plajı’na inen yolun kıvrımlarında bile aynı ritmi taşıyorum; ne zaman kapı zili çalsa kalbim aynı şekilde hızlanıyor. Akşam saatlerinde Ortaalan’ın sessiz sokaklarında buluşup o tatlı şok dalgasını birlikte çoğaltalım. Gel, asansörün o birkaç saniyesini daha uzun yaşayalım.
